Manisa Günlüğü
Bursa'nın gelecek vaadeden antrenörlerinden sevgili Ferudun Biçermen mesaj attı "Kardeş bir yazı yazdım bakarmısın beğenirsen yayınla" diye. Açtım mailime baktım uzun uzun bir yazı yazmış. Manisa'daki Liseler grup maçları öncesinde, sırasında ve sonrasında yaşadıklarını anlatmış. Hakemler konusunda oldukça serszenişte bulunmuş dostum Biçermen ama biraz ağır yazmış.
Kalktım sabah oturdum önce imla hatalarını sonra birazda kullanılan kelimeleri değiştirmek zorunda kaldım. Hakemler konusunda altyapibasket.com olarak yaklaşımımız, tarzımız belli. Hiç bir şekilde yönlendirici eleştirilerde bulunmayız, eleştirsek bile kullandığımız kelimeleri dikkatli seçeriz. Ferudun kardeşim biraz sinirle yazmış ama serzenişini dile getirmiş bizede azıcık düzeltme ile yayınlamak kaldı.
Ali Emre Dedeoğlu
MANİSA GÜNLÜĞÜ
Manisa’da Liseler grup maçları oynandı. Fakat öyle ilginç organizasyon sorunları ile karşılaştık ki beni ciddi anlamda umutsuzluğa itti.
Her şey ilk geldiğimiz gün antrenman saatimizin başka bir okula verilmiş olması ile başladı.
Bu zaman zaman yaşanabilecek bir sorun ve mazur görülebilirdi. İkinci günden itibaren zaten bunu çok ufacık bir sorun olduğunu gördük ve bu karşılaştığımız durumu unuttuk bile.
İkinci gün ilk maçımızda karşılaştığımız tablo da bilinçsiz, eğitimsiz ve kötü niyetli hakemler ordusu ile karşı karşı ya geldik.
Hakemlerle yaşadığımız maceraya tekrar döneceğim bundan önce bahsedeceğim başka konularda var.
Manisa’da iki tane salon olmasına rağmen ödenek ayrılmaması nedeniyle maçların tek salonda oynanmasına ne denebilir? Peki bunu da göz ardı ettik. Sonuçta Türkiye’de spor zaten zor şartlar altında yapılıyor. Bu gözle bakarsak buna da bir eleştiride bulunmuyorum. Herkes Türkiye’de paranın nerelere harcandığını biliyor.
Neyse bu konuya girersek başka yerlere gidecek gerek yok şimdilik. Maçımız başlayacak iki takımda hazırlığını yapmış ama sağlıkçının olmadığı hakemler tarafından iletildi. Başka bir antrenör arkadaşım da bana geçen hafta yapılan Ortaokullar grup maçlarında da aynı şeyin yaşandığını ve sağlıkçının yerine genç bir antrenörün geçtiğini söyledi.
Ayrıca bu durumu idare etmek için olan bir olay olmadığını iki maça o antrenörün çıktığını söyledi. Bu zaten sancılı başlayan canımızı sıkan başka bir konu oldu. Böyle bir organizasyon düzenlenirken şehirde bir ambulansın salonunda kapısının önünde beklemesi çok mu zordu sanki?!
Merak ediyorum acaba Manisa’da spordan sorumlu kişi kimdi? Bu tıbbi sorunlar içerisinde karamsarlığa kapılarak kendime şu soruları sordum. Herhangi bir tıbbi müdahale gerektiren durum olsa öğrencimiz için yapabileceğimiz bir şey olmayacaktı VE BUNUN KEFALETİNİ KİM ÖDEYECEKTİ? SORUMLULUĞU KİM ÜSTÜNE ALACAKTI?
Böyle bir ihmal nasıl olabilirdi? Tamam, bunu da geçtik. Neden geçiyorum bilmiyorum ama ibretlik bir durum yaşanmadığı için mutluyuz en azından.
Bütün takımlar için maçlar müthiş mücadele içerisinde, bunun sonucunda da hakemlere her zamankinden fazla iş düşüyordu.
Fakat karşılaştığımız hakemler inanılmaz derecede kötü niyetliydi. Kötü niyetli sözünü şunun için söylüyorum antrenörlere ve oyunculara karşı hep ön yargılıydılar.
Oyuncuları kovalamaktan çoğu zaman oyundan kopuyorlardı. Kovalamak tabiriyle bahsettiğim şey oyuncuların biri onların gözüne batarsa onun yaptığı ufacık bir hareketi bekliyorlardı oyuncuya teknik faul ya da kişisel faul çalmak için.
Yaptıkları hataları onlara söylemeye çalıştığımız zaman da bize karşı hep sert cevaplar verdiler. Bizim iyi niyetli bir şekilde onların iyilikleri için daha iyi olmaları için hatalarını söylediklerimizin farkında değillerdi.
Bu kadar hakemlere takılmamın bir nedeni de bu çalmadıkları fauller nedeniyle bir oyuncumun sakatlanması oldu. Sportmenlik dışı faullerin maç içerisinde doğru şekilde çalınmaması nedeniyle rakip takım oyuncuları yaptıklarının doğru olduğunu düşünüp devam etmeleri yüzünden bir oyuncu belinden ciddi şekilde sakatlandı.
Hakemlere yine yardımcı olmak için verdiğimiz maç DVD’lerini ise acaba izlediler mi ya da izleyecekler mi?
Umarım izlerler de yaptıkları hataları görürler. Bu kadar itirazdan sonra artık son hadde geldi her şey.
Yarı final maçında rakip takım oyuncusunun sayı attıktan sonra bizim takımın benchine dönüp hareket yapması bardağı taşıran son nokta oldu diye düşünmüştüm ki değilmiş.
Tam bu sırada komedinin yeni bir sayfası açıldı. Maçlarda gözlemci ve İl Milli Eğitimin Spordan Sorumlu müdürü ya da görevlisi yoktu.
Yarı final maçındaki hakemlere itirazlarımız sonucunda gözlemcinin maçlarda olmadığını fark ettik. Burada gözlemci yok mu diye haykırdığımızda kimse “Ben Buradayım!” diye çıkmadı. Tahminimce herkes bir birine kıyak yapmak için isimlerini maç kağıtlarına sıra ile yazdırmış ve parasını almıştı.
Ama herhangi bir maçta gözlemci yoktu. Rezaletin son perdesiydi bu diye düşünüyordum artık ve daha fazla bir şey olmaz diye düşünüyordum fakat final maçına çıktığımızda başımıza gelecek olandan haberimiz yoktu….
Maçın ilk çeyreği oynanırken maçın hakemleri G.TEKÇE, M.Y. YAVAŞOĞLU (İsimlere gerek yok soy adlar yeter herhalde) bize karşı hayatımda ilk defa duyduğum ve spor ile alakası olmayan sözler sarf ettiler.
Bir pozisyonda çaldıkları faule itiraz ettim. Çünkü pozisyon çok netti, hakem benle aynı açıdaydı ve pozisyonun faul ile alakası yoktu.
Okulumuz beden eğitimi öğretmeni bile hakemin çaldığı bu faule gülmüştü. Sonucunda hakem yerinde durdu ve bizim benche doğru baktı. “Ne oldu?” Lafımıza karşılık “ Gülemez öyle” deyince ben çileden çıktım artık. “Ne demek bu. Bu ülkede özgürlük yok mu istediğimizi yaparız” sözüme karşılık kanımı donduran bir cevap geldi. “ BU ŞEHİRDE ÖZGÜRLÜK YOK” Bu sözü ben hayatım boyunca ilk defa duydum ne kadar Türkiye’de yaşasam da. Ben bu hakemlere daha ne söyleyebilirdim ki. Sizce????
Bu kadar kötü niyetli insan arasında basketbol bu ilde hala nasıl oynanabiliyor?
İşin ilginci maçlarda gözlemci yokmuş gibi Manisa’nın A- Klasmanı olan tek hakeminin görüntü olsun düşüncesi ile bile bir maçımızı izlemeye gelmiş olmaması ve bu hakem demeye utandığım arkadaşları doğru düzgün eğitmemesi çok üzücü.
İşin başka bir düşündürücü noktası ise bu Hakemlerin birer öğrenci olması ve hakemliği sadece para kazanmak için yapması onların bilinçli olmamasının nedeni olabilir. Sanırım bizler gibi onlarda kendilerini hakem olarak görmüyorlar.
Bu anlattıklarım sadece Manisa ili için geçerli olmayabilir. Daha önce gittiğimiz ve müsabaka oynadığımız illerde de zaman zaman böyle sorunlarla karşılaştık. Ama bu kadarına ilk defa rastlıyorum. Manisa’nın bende artık başka bir anısı var ama iyi değil tabii ki.
Meydan boş kalmış bu şehirde, umarım bu yazı gerekli kişilere ulaşır da bundan sonra görevli kişiler bilinçli bir şekilde işlerini yapmaya başlarlar. Yoksa sporu yaymaya çalışırken daha da bitirmeyelim bu şehirlerde. Herkesi biraz daha bilinçli olmaya ve takkesini önüne koyup düşünmeye davet ediyorum.
FERUDUN BİÇERMEN
Yorum ekle
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur


Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için