YAKACIK’IN TEPELERİ, BAĞCILAR’IN OLİMPİKİ
Ankara İl Temsilcisi Nami Mutlu ile konuşuyorum. Bazı takımları uzak salonlara vermemeye çalışıyoruz zorlanıyorlar gitmekte diyor (Ankara’da her yer bir birine yakın deseler bile). Bursa’da geçen sene İl Tertip Komitesi üyesi Emre Bayer fikstürü yine aynı şekilde ayarladığını söylüyor. Buralarda böyleyse düşünün İstanbul’un halini demek geliyor içimden.
Efendim sezon başladı malum ikamet ettiğimiz İstanbul’u takip etmeye başladık. Güzel maçlar izleme fırsatı bulduk. Genelde maçlara iki takımın nasıl oynadığı yönünde değil de belli isimlerin nasıl performans sergilediğine dikkat etmeye çalışıyorum. Bazı maçlarda 20-30 hatta daha fazla farklı skorlara imza atılabiliyor o yüzden genelde oyuncu bazlı gözlemler yapmaya gayret ediyorum.
Genel olarak baktığımızda geçmiş yıllara oranla malzeme biraz daha az heyecan verici gözüküyor ama verilen mücadele gösterilen azim maçların güzelleşmesini sağlıyor.
Bazı maçlara ve takımlara değineceğim ancak kısaca bir organizasyona da bakmakta fayda var. Öncelikle ilk dikkat çeken nokta bu sezon maçların erken başlatılması. 2000 küsür maçın oynandığı İstanbul’da maçları Eylül’ün ilk haftası başlatmak bile bence geç ama uygulama doğrudur kimi takımlar şikayet ediyor hazır değiliz ligler bu kadar erken başlarmı diye. Artık devir değişti sevgili dostlar 1 yılın 7-8 ayı yetmiyor artık organizasyonlar için. Yok veli şikayet eder “Oğlum sınava hazırlanacak” diye, yok kimi takımlar şikayet eder “Maç sayımız çok az” diye buyrun size orta şeker kıvamında takvim ve organizasyon. Eskisi gibi sağlık görevlisiydi, gözlemcisiydi gibi sıkıntılarda yok maçlar takır takır oynanıyor şimdilik.
Tabiki sorunlar, tartışmalar, didişmeler olacaktır ancak amaç bir ise daha iyiyi yakalamaksa iyiyi de kötüyü de söylemek önemli şu an için gözlemim bunların bir seviyeye kadar yapılabildiğidir (Derdini anlatmaya çalışan ile dertleri dinlemeye çalışanın sabır ve anlayış seviyelerine göre değişen bir durumda var) ama umarım daha iyi iletişimin olduğu bir ortam olur.
BAĞCILAR’IN ORTAMI
Gelelim başlıktaki salonlara. Önce Bağcılar Olimpik Spor Salonu’ndan başlayalım. Mükemmel bir salon ama yeri çok kötü ve bu nedenle A takım seviyesinde maçlar oynanmıyor. Ne yazıkki Olimpiyat Stadı gibi boşa yapılmış bir tesis görüntüsü veriyor. Burada maç oynanmasında bence bir sıkıntı yok ancak maç yapan takımların antrenörlerinden bu salona maç verilmesinden dolayı serzeniş var. Bence tadını çıkartmaya bakın ortam güzel, salon güzel senelerce kötü ortamda basketbol oyananıyor diye isyan edildi alın size yeri kötü olsa da güzel bir salon. Gerçi biraz loş ışık var ama olsun o da klasik elektrik tassarufu diyelim çıkalım işin içinden
ELEKTRİK FİŞİ OLMAYAN SALON YAKACIK
Yakacık Spor Salonu ise Anadolu yakasında tampon salon konumunda. Bu hafta Caferağa Spor Salonu’nda, Fenerium turnuvası olduğu için bazı maçlar Yakacık Spor Salonu’na verilmiş.
İyi, güzel, bravo tamam, maç seyretmesi de güzel bir salon ama kendi adıma biraz egoistçe salona karşı bir serzenişte bulunmak gerekirse; “Bir salonda elektrik fişi olmazmı?” sorusunu sormak isterim. Hadi onu geçtim salonda bulunan internet modeminin şifresini sadece salon müdürü mü bilir ve salon müdürüde Fenerbahçe – Galatasaray Genç Erkek derbisinde yerinde olmaz mı? sorusunu da arkasına eklemek isterim.
Dediğim gibi sadece egoistçe bir eleştiri ama çok da dert değil bunlar olmadan da teknolojik çözümler var bu salona maç verildiğinde kendi üzerimize düşenleri yapıp full şarjlı bir kamera ve 3G’li bir sistem ile bir dahakine Yakacık’ın tepesinde bulunan Spor Salonundaki yerimi alacağım.
Ah! bu arada son olarak yıllar önce Caferağa’da yapılan fotoğraf veya kamera çekimlerinde uygulanan para alma kuralı bu salonda hala devam ediyor millet çocuğunu çekmek için para ödemek zorunda şaka gibi. Salon yönetimine duyurulur bence iyi bir uygulama değil.
FENERBAHÇE ÜLKER – GALATASARAY
Hazır hızımızı almışız altyapı değerlendirmemizi de yapalım. Öncelikle Fenerbahçe – Galatasaray Genç Erkek derbisi ile başlayalım. Galatasaray sanıyorum 1988 doğumluların genç takım oynadığı dönemde Ahmet Cömert Spor Salonu’nda en son Fenerbahçe’yi mağlup etmişti (O maçta krtik üçlüğü atan Semih Uslu’ya selam olsun) o zamandan bu zaman alınan ilk derbi galibiyeti.
Galatasaray’da bazı oyuncuların A takımın yaz dönemi hazırlıklarına katılmasının yararları olduğu gerçek ve belli bir seviyede oyun görüşü de gelişmiş diyebiliriz. Galatasaray’ın 3 kategoride de potaya girmiş olması sevindirici bir olay.
Fenerbahçe Ülker’de ise 4 oyuncunun tribünde olduğunu düşünürsek geride kalanların kendilerini göstermeleri için iyi bir fırsattı ama olmadı. Sarı lacivertlilerde 95 doğumlu oyuncudan 91’li Aydın Okçu’ya kadar 4 jenerasyonda bulunuyor.
Elbette hedef yine başarı ama anladığım kadarı ile hedef oyuncular üzerinde durulmak öncelik olmuş o yüzden sezon içi ayarlamaların yapıldığını düşünürsek onlar için derbiyi kaybetmenin dışında sezon hedefleri kapsamında yıpratıcı bir mağlubiyet değil ama dikkat edilmesi gereken bir sonuç olarak ortaya çıkıyor.
PERTEVNİYAL
Gençlerdeki diğer takımlara geçmek gerekirse eğer; Pertevniyal yine fiziken diğer takımlara oranla daha üstün olarak gözüküyor. 92 doğumlu jenerasyona kontenjan oyuncu Armağan Çevik ve Pınar Karşıyaka’dan transfer edilen 93’lü, 2.13 boyundaki Ramazan da eklenince pota altında etkili bir takım görüyoruz. Pertevniyal’in bir de son 4 sezondur olduğu gibi TB2L deneyimi yaşayacak olması da bu sezon da şampiyonluk için iddialı olmalarını sağlıyor fakat biraz konsantre sıkıntısı yaşanıyor gibi TB2L’de maç gelişime yönelik maçlar oynanacaktır ancak altyapıda da ne kadar geliştiklerini göstermeleri gerek (Bkz: DSİ maçının ilk periyodunda yaşanan rehavet)
BRAVO BEŞİKTAŞ
Bunların dışında Beşiktaş, Darüşşafaka ve Işıkspor yine İstanbul’un iddialı ekipleri olacaklar. Beşiktaş’a ayrı bir parantez açmak gerekli bence. Hurşit Baytok yönetimindeki altyapı ekibi Beşiktaş Kulübünün en çok iftihar etmesi gereken bölümü olduğunu düşünüyorum. A takıma oyuncu çıkar veya çıkmaz, A takım antrenörü oyuncuları değerlendirir veya değerlendirmez bu o tarafın bileceği bir iş ancak bence alt tarafta huzurlu çalışan, önlerine belirli hedefler koyan altyapı antrenörlerinin çalışmaları Beşiktaş altyapısını getirdikleri nokta, organizasyon alkışlanacak düzeyde. Tebrikler Beşiktaş çalışmaya devam.
SON SÖZ
Son söz olarak şunu söyleyelim. Türkiye’de enteresan çatışmalar, kavgalar ve olaylar oluyor. Bu hayatın tüm dalı için geçerli. Hayat sıkıntıları, geçim sıkıntıları, hırs, arzu, istekler...vs herşey etkendir bunların yaşanmasında. Fazla felsefe yapmadan üstünde durulması gereken nokta “Hedef başarı ise, amaç ortak ise didişmeler, kavgalar olacaktır, iyi de, kötü de söylenecek ortak noktada buluşulacaktır” tabi yukarda da söylediğim gibi derdini anlatanlar ile dertleri dinleyenlerin (yönetenlerin) sabır ve anlayış seviyesine bağlı bir durum söz konusu ve bunuda en optimum düzeyde başarmak önemli.
Yeni sezonda herkese başarı ve sabır diliyelim yeni bir yazıda izleyemediğim diğer takımların ve kategorilerin değerlendirmesini yapmak için söz verip sözlerimizi tamamlayalım...
Ali Emre Dedeoğlu
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Yorum ekle
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur

