KOBE İLE BİR GÜN
Ne ilginç bir başlık oldu. Bir gün aklıma Kobe Bryant ve ben diye yazacağım aklıma gelmezdi ama aklıma gelmeyen başıma geldi .
Efendim belkide Michael Jordan’dan sonra günümüzün en iyi basketbolcusu olarak lanse edilen Los Angeles Lakers’ın yıldızı Kobe Bryant bildiğiniz gibi Nike’ın organizasyonu ile Türkiye’ye geldi.
Nike, Kobe’yi getirmeden önce önemli bir işe daha imza atmıştı. Çocukluğumun gençliğimin büyük bölümünün geçtiği, sokak basketbolunu sevmemi sağlayan yerlerden biri olan Caddebostan Sahildeki basketbol sahalarının ikisini olağanüstü güzel bir şekilde yeniledi ve halkın hizmetine sundu.
Kobe’nin geleceğini bir ay öncesinde haber aldım ve O’nun katılacağı organizasyonların bir bölümünde Nike benimle çalışmak istediğini belirtti. Bu organizasyonlarda Kobe’nin tercümanlığını ve organizasyon sunuculuk görevlerini üstlendim.
Seve seve kabul ettiğim görev sonrası bir aylık bekleme süresi bitti ve nihayet geçtiğimiz haftasonunda büyük yıldızı canlı gözle görme fırsatı yakaladık.
İlk olarak Caddebostan’daydık. Yıllarca sokak basketbolu oynadığımız, çocukluğumuzun büyük bölümünün geçtiği basketbol sahalarının bir kısmı NIKE sayesinde harika bir görünüme kavuşmuştu.
İstanbul için en önemli basketbol sahalarından biri olan Caddebostan’da Kobe Bryant gibi bir yıldızı ağırlamak ise bambaşka bir keyifti.
Beklenenden az bir kalabalık vardı ancak yaklaşık 8 kulübün altyapısından öğrencilerin oluşturduğu ve Kobe ile antrenman yapacak olan genç grup heyecandan yerinde duramıyordu.
Kobe geliyor!, Süper Star İstanbul’da, Caddebostan’da! Naraları mikrofonum vasıtası ile çevredeki kalabalığa ulaşıyordu.
Geldi, geliyor, gelecek derken beklenen an gerçekleşti ve Kobe kendisini taşıyan arabadan inerek Türk insanı ile buluştu.
Kalabalık bir koruma ordusu ile ilk olarak O’nu bekleyen 100 basketbolcu genç ile selamlaşan Kobe sahaya geldi.
İlk olarak elimi uzattım ancak O, Amerikalıların klasik el tutuşup omuz dokundurma harketi ile “Nasılsın adamım” (Whats up man) diyerek beni şaşırttı.
Oldukça sıcak kanlı, yüzünden gülümsemesi eksik olmayan bir şekilde insanları selamladı yıldız basketbolcu.
Bu arada çok önemli bir anektodu eklemek lazım. Kobe özel uçakla yaklaşık 12 saatlik bir yolculuk ile İstanbul’a geldi. İstanbul’a inişinden yaklaşık 2 sat sonrada ağzından şu cümleler çıkmış; “Antrenman yapmam lazım” . Bu sözlerin ardından Anadolu Efes’in, Merter’deki tesislerine giden Kobe Bryant burada yaklaşık 3 saatlik bir antrenman gerçekleştirmiş. Akşam saatlerinde de tekrar idman yapması gerektiğini beliren oyuncu geç saatlerde de bir buçuk saate yakın bir antrenman gerçekleştirdiği bilgisini aldım ve şaşırdım.
Demek Kobe böyle olunuyormuş dedim kendi kendime. Bu nasıl bir antrenman aşkıdır, isteğidir şaşırmamak elde değil.
Caddebostan’a geri dönecek olursak, çocuklar ile 15 dakika geçirmesi gerekirken yarım saate yakın onlara antrenman yaptıran Kobe onların da sorularını yanıtladı ve çok içten yanıtlar verdi.
“Bir işi yapacaksanız sonuna kadar hakkını verin, eğer tüm gücünüzü vermiyorsanız yapmayın daha iyi, ben de bu mantık ile sahada hareket ediyorum.” Diyen Kobe Bryant, Caddebostan’daki tüm katılımcılardan alkış aldı.
Yine aynı yüksek alkışlar ile uğurlanan süper yıldızı binlerce kişi Beyoğlu, Nike mağazasında karşıladı.
Beyoğlu’nun ardından sıra geldi Galatasaray’ın antrenmanını ziyarete. Türk Telekom Arena’da taktik antrenman olmasına rağmen değerli bir ziyaretçinin gelmesi nedeniyle idman basına açık olacaktı.
Kısa bekleyişin ardından Kobe, Türk Telekom Arena’daydı. Futbolla oldukça ilgiliydi Kobe. Daha önce Barcelona antrenmanını da ziyaret eden ünlü basketbolcu Galatasaray idmanını da dikkatlice izlemeye başladı.
Bir kaç dakika sonra yanına oturdum ve kısa bir muhabbet yaptık. İlk olarak Fatih Terimi tanıttım. İtalya’da çalıştığını söylediğim anda; “Biliyorum, 2001 Fiorentina, 2002 Milan’da çalıştı” diye karşılık verdi ve bir kez daha şok olmamı sağladı. Fatih hocanın iyi İtalyanca konuştuğunu söyledim ve dilersen İtalyanca anlaşabilirsin dedim.
Kobe daha önce babasının İtalya’da oynadığı yıllarda orada yaşamıştı bildiğiniz gibi ve İtalyancayı iyi konuşuyordu. Biraz İtalyanca konuşmaya başladık ve kendisinin çok fazla pratik yapma imkanı olmadığını ama İtalyanca konuşmayı sevdiğini belirtti.
Ve sıra takım ile tanışmaya geldi. Orta sahaya doğru yürüdük ve Fatih hoca ile el sıkışan Kobe, İtalyanca konuşmaya başlayınca sıcak bir ortam oluştu. Fatih Terim ile Kobe Bryant sıcak bir sohbete başladılar ve diğer oyuncularda onlara katıldı.
Galatasaray formasını da üstüne geçiren süper yıldız sohbetin ardından penaltı noktasına geldi. Kaleci Ufuk’a karşı penaltı atışları kullanan Kobe üç atışından ikisini kaçırdı birini gole çevirdi. Daha sonra eldivenleri aldı ve kendisi kaleye geçti ancak Ufuk rakibine acımadı ve üçünü de gole çevirdi.
Geldik Galatasaray TV ile röportaja. Kobe , Türkiye’ye geliş amacını, basketbolu çok severek oynadığını ve daha başarıya aç olduğunu belirten açıklamalar yaptı.
Nike’ın düzenlediği “Sahayı Ele Geçir” turnuvasının kapanış törenine katılan Kobe yoğun bir günün ardından sabah 10:00’da Anadolu Efes’in tesislerindeki yerini aldı ve Pertevniyal genç takımı ile antrenman yaptı. Onlara deneyimlerini aktaran süper yıldız müthiş izlenimler bırakarak Türkiye’den ayrıldı.
Kendi adıma müthiş bir gün geçirdim. Geçtiğimiz yıld Dünya Şampiyonası sırasında Kevin Durant ve Pau Gasol ile de organizasyonlar yaptık ama Kobe kadar pazarlamasını iyi yapan ve dışarıdaki insanlara ne ölçüde davranması gerektiğini bilen bir oyuncu görmedik.
Kaba olacak belki bu karşılaştırmayı yapmak ama Kevin Durant ileride büyük işler başarabilir ama Kobe kadar insanlarla barışık olamayabilir. Gasol de İspanya için bir idol ve karakter olarak büyük bir yıldız diye düşünüyorum.
Yıldız olmak, profesyonel olmak değildir. Yıldız olmak insan olmak, çalışkan olmak ve sporculuğun tüm bileşenlerine sahip olmaktır. Kobe’de bunu çok yakından gördüm ve bu nedenle sanırım bunları söylemek için de biraz olsun hakkım olduğunu düşünüyorum.
Yorum ekle
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur

