Ah Çocuk, Vah Çocuk…
Üç gündür telefonlar susmuyor. Son yaşanan olaylar ile ilgili arayan arayana. Bir konu bulduk, bir çocuk bulduk, saldırdıkça saldırıyoruz, vurdukça vuruyoruz.
Peki soru şu; Affedilecek gibi bir davranış mı?
Elbette hayır. Bir önceki yazımda dediğim gibi. Suçlu bir kişi değil, kızılacaksa sadece fotoğrafta gözüken genç Tulga Erdem’e kızılmamalı diye düşünüyorum ve bu konuda ısrar ediyorum.
Hedef gösterme, rant, karalama, aşağılama yaptığımıza dair, ismi farklı, maili farklı, bir türlü gerçek ismi ile eleştiri yapmayı beceremeyen insanlara sözüm, “ cesaretiniz var ise, gerçek adınız ile yazın. Tartışalım, konuşalım. Seviyesiz yazanlara, yorum bölümü kapalıdır dostlar. “Neden benim yorumlarım yayınlanmıyor!!!!” diye yazacaklarına, önce kendi yazılarına bir baksınlar, ondan sonra düşünsünler derim. Ah! Bir de gerçek ad, soyad yazsınlar o zaman bir muhatap bulurlar elbet.
TELEFONLAR SUSMADI
Gelelim olay ile ilgili yaşadıklarımıza.
Dedim ya telefonlar susmadı diye. Maillerin de ardı arkası kesilmedi desek yeridir.
Telefon çaldı.
“Ağabey ben Tulga”
“Ben bir eşeklik ettim, çok büyük hem de. Hatamın farkındayım, nasıl bir böyle hareket yaptığımı inan anlamadım, ama beni biliyorsun bu noktaya ben kolay kolay gelmem” dedi özetle.
Bir sürü detaya girdik ama onlar bizim aramızda kalsın, biraz üzüntüsünden, biraz bilgi kirliliğinden, kendisine karşı bir propaganda yaptığımı düşünmüş, merak etmiş aradı sordu.
Yazımı oku kendine göre değerlendir dedim. Hala da ısrar ediyorum, tek suçlu bu çocuk değil.
"Ağabey ben bir özür yazısı yazacağım yayınlar mısın?" dedi. "Tabii ki, sen yolla yeter ki." dedim.
Evet, yeterli değil ama yinede bir adım atmış ve özür yazısı yazmış, yollamıştır. Kimse burada affedici pozisyonda değildir, bizde o yetkide değiliz ama Tulga kardeşimiz kamuoyundan özür dileme hareketini göstermiştir. Konuşmamızı yazacağımı da kendisine söylemedim ama en azından ne duygular içinde olduğunu sizlere göstermek istedim.
Bu arada yazısının sonundaki not kısmında attığı taşı da es geçmeyelim. Kendisine de anlatmaya çalıştım, ne kadar anladı bilmiyorum ama oradaki adam babamın oğlu olsun yine o yazıyı yazar yine o fotoğrafı yayınlardım. Yazmasaydık, fotoğrafı yayınlamasaydık, o zaman ihanetin ta kendisini yapardık.
DİĞER ÖZÜR GELECEK Mİ?
Peki, diğer özür dilemesi gereken, basketbol camiasının, taktir ettiği diğer kişi nerededir?
Buradan soruyorum; bu çocuk, size yıllarca ağabey deyip, yanınızda yetiştirdiğiniz bir isim değil midir? O çocuk sahaya, sizin yaptığınız hareketin ardından girip, sizin savunduğunuz hakkı desteklemek için bu hareketi yapmamış mıdır? Kısaca bu çocuk, sizin uğrunuza kendini heba etmemiş midir?
Bu arada ilk harekette bir darp olmadığı ve hakeminde şikayetçi olmadığını öğrendik ama yinede tetikleyici hareket olması nedeniyle maalesef sonuçları ağır olmuştur.
Ama maalesef, bu genç kardeşimizin yaptığı erdemli davranışı sizden göremiyoruz. Bize kalkıp mail atın özür yazısı yazın demiyoruz. Ama bir kıvılcım, bir hareket, sizi sevenlere, yorum bölümünde benim üzerime gelen “Sen, Serkan ağabeyi tanımıyorsun, O’nu nasıl aşağılıyorsun?” diyen ve sizin değerinizi ortaya koymaya çalışanlara karşı bari bir hareketiniz olsun ve şu kardeşimiz üzerinden o ağır yükü almalısınız diye düşünüyorum.
TAKTİK Mİ DEĞİL Mİ?
Kulağıma şöyle bir duyum geldi; eğer yalan ise tekzip etme hakkınız var. Bu bir iddiadır ve konuşulanlar arasındadır. “Sahaya girişiniz kafanızda var mıydı? Ve diskalifiye olma pahasına öyle bir anda o hareketi zaten yapacak mıydınız? Kısacası bu bir taktik miydi, değil miydi?
Bunlar kafamdaki sorular, ister cevaplarsınız, isterseniz kaile bile almazsınız, siz bilirsiniz.
BRAVO ÇOCUKLAR
Bu arada buradan, antrenörlerine destek çıkan, O’na en zor zamanda sahip çıkan değerli Doğa Koleji oyuncularını kutluyorum. Bravo çocuklar alkışlar size.
OLAYIN DİĞER TARAFINA BAKALIM
Şimdi gelelim diğer tarafa. Kötü bir olaya maruz kalan hakem arkadaşımıza geçmiş olsun demekten başka çaremiz yok.
Hayatımda hiç görmedim, hiç tanışmadım, nasıl biri olduğunu bilemem ama gelen bir maili ismini yayınlamadan sizlerle paylaşacağım, kendisi dilerse bu ismi paylaşırım ama ilk olarak ad soyad olmadan maili sizlere sunuyorum.
Hakeme saldırı kabul edilemez çirkin bir olay, fakat Metin AKSOYAK isimli hakem Kayseri’de keyfi maç yönetmeleri ile bilinen bir hakem. Örnek; geçen sene ilköğretim 5-6 sınıf öğrencilerinin oynadığı minikler maçında 1998’lilerin en iyisi kız sporcu öğrenciye bir periyotta 4 faul çalmıştır. Müsabaka minikler olup da teşvik amaçlı bu yavrularımıza böyle keyfi bir hakemlik yaptırılmamalıdır. 4 FAUL BİR PERİYOT VE BİRİSİ DE HÜCUM FAUL soruyorum sizlere böyle hakemlik mi olur. Bu minik yavru o hakemin her maç yönetmesinde artık psikolojisi bozuk gergin basketboldan nefret ettirerek sahaya zorla çıkarılacaktır.
İlginç bir mail, dediğim gibi sahibi isterse ismi daha sonra paylaşırım ama şuan gerek duymuyorum.
Bir başka yorum ise şu şekilde; “8 saniye kala öyle bir pozisyonda, sportmenlik dışı faul çalınmaz”.
Doğru, olabilir ama dönüyoruz, dolaşıyoruz aynı yere geliyoruz. Öyle bir tepki, öyle bir hareket ne olursa olsun yapılamaz.
İstanbul Hakem Komitesi Başkanı, Hulusi Yenal’ı aradım. Bir hakem gözü ile değerlendirmesini istedim ama pozisyonun çok net izlenemediğini ve yorum yapılamayacağını belirtti. Bunun yanında yorumu bırakın, ne olursa olsun isterse %100 hatalı olsun o hareketin olmaması gerektiğinin ısrarla altını çizdi. Hulusi Yenal’a da buradan teşekkürlerimi sunuyorum.
Uzun bir yazı oldu farkındayım ama çok derin bir konu. Şahsen konuyu tek taraflı, genç bir çocuğun yaptığı büyük hata üzerinden değil. Olayı başlatan, olaya neden olan kısımları da ekleyerek değerlendirmeye çalışıyorum.
TBF TARAFI NEDER?
Birkaç ağabey ile konuştum, fikrini aldım. Onlarda herkes gibi tepkili. "Olmaz, olamaz, olmamalıydı." diyorlar başka bir şey demiyorlar. Merak edenlere buradan aktarmış olalım.
ALİ KARASU GÖZDEN KAÇIYOR
Bu olayları konuşuyoruz, yazıyoruz, tartışıyoruz ama bazı dostların dediği gibi. Ali Karasu’nun şampiyonluğuna gölge düşmüş durumda. Müthiş bir başarı müthiş bir galibiyet ve şampiyonluk geldi. Fahri hocamıza, huzurlarınızda tebriklerimizi yolluyor, oyuncularına da gösterdikleri mücadele bakımından bravo diyoruz.
Evet başarınız arka planda kaldı ama eminim ki yaşatacağınız bir Dünya Şampiyonluğu ile bunların hepsini unutturacaksınız. Başarılarınızın devamı dileğiyle.
SON SÖZ
Ah çocuk, ah…hem kendini zora soktun, hem de insanları üzdün. Oyuncuların senin yanında, ama insanlar haklı olarak tepkili.
Derler ya “antrenör adamda peygamber sabrı olmalı” diye. Gerçekten de öyle.
Ali Emre Dedeoğlu
Yorum ekle
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur
Uyarı: Yayınlanan puan durumları resmi değildir ve hiç bir sonuç belirleyici değeri yoktur


Yorumlar
Bu maili yayınlamak ile şunu amaçladım, bu hakem arkadaşımız, sevilmeye bilir yanlış düdük çalmış olabilir, suistimal etmiş olabilir.....vs benim bir iddiam yada bildiğim bir şey yok, ama ne olursa olsun diyorum bu hareket yapılmamalıydı, yazımın devamında görüyorsunuz sizde. Bir şeyi yumuşatmaya çalışmıyorum tek demek istediğim tek başına bu çocuk sorumlu değil tek başına suçlu o değil, o hareketi yapan, ondan önceki müdahaleyi yapan da sorumludur diyorum bu kadar...
1.Malesef oyuncularımız insan olarak iyi yetiştirilemiyo r yorum yazan oyuncular sıradan oyuncular değil geleceğin belkide milli takımı ama olayın farkında değiller.
2.Bende baştan beri tulga erdem'i çok sert eleştirdim ama bakıyorum Doğa kolejinden,serk an ulusoy'dan iyi kötü hiç bir ses yok bumu takım olmak.
3.Basketboldaki ahbap çavuş ilişkisi. Bakıyoruz haber Altyapı.com'dan başka hiç bir yerde yok.sanki böyle bir olay hiç olmamış !!!!!!!
4.En önemlisi basketbol altyapısı ve hakemler için tarihi bir fırsatın kaçıyor olması nasılmı? Herhangi bir gün herhangi bir salona gidin.Üst üste 3 maç seyredin belki darp yok ama hakemlere yapılan hakaret,tehdit küçük düşürücü hareketler bitecek gibi değil, her geçen gün'de artıyor.Hulusi Yenal'ın ve tüm kulüplerimizin bir araya gelip artık bu işe bir son vermesi gerekiyor.
4. Hakemlerin durumu içlerinde işlerini kötü yapanlarda yok değil biraz daha eğitim,biraz daha teori ve en önemlisi takım, oyuncu seçmeden adil düdük.
Maçın başından sonuna kadar her yere bağıran, 'Hakem masasına yumruk atan Doğa Koleji antrenörünün!' bu kadar terbiyesizce bir hareket yapacağı belliydi. Maçın baş hakemi Metin Aksoyak maç boyunca düdük çalmaktan asla çekinmedi ve taraf tutmadı. Ki Bursa takımının oyuncularının 5-6 tanesinin dört veya beş faul almasından da çok rahat bunu anlayabiliriz. Yaptığı terbiyesizliğin üstüne özür dileyim de kapansın gitsin artık düşüncesini yazdığı NOT!tan anlabiliyoruz. sporcu çocuklarımız başka altyapılarda yetişsin ve bunların yüzünden şampiyonluğu kaybetsin. Ne diyelim... Doğa Koleji görevlilerinin ve federasyonun gereken cezayı vermesini diliyorum.
tulga abi benim de antrenorumdur sonuna kadar yaninadayiz sariyer doga olarak yersiz abartilara gerek yok olmus bitmis bir olayi bu kadar abartaya gerek yok Tulga Erdem son yazilan yazilarda igrenc saldirgan biri olarak tanitilmistir ama onunla olmanin getirdigi bilgilerimle tam tersine her sekilde cok iyi bir agabeydir
Yazdıklarınızın genel anlamda doğruları içermekte,
lakin bu paragraf ;
"OLAYIN DİĞER TARAFINA BAKALIM
Şimdi gelelim diğer tarafa. Kötü bir olaya maruz kalan hakem arkadaşımıza geçmiş olsun demekten başka çaremiz yok.
Hayatımda hiç görmedim, hiç tanışmadım, nasıl biri olduğunu bilemem ama gelen bir maili ismini yayınlamadan sizlerle paylaşacağım, kendisi dilerse bu ismi paylaşırım ama ilk olarak ad soyad olmadan maili sizlere sunuyorum.
Hakeme saldırı kabul edilemez çirkin bir olay, fakat Metin AKSOYAK isimli hakem Kayseri’de keyfi maç yönetmeleri ile bilinen bir hakem. Örnek; geçen sene ilköğretim 5-6 sınıf öğrencilerinin oynadığı minikler maçında 1998’lilerin en iyisi kız sporcu öğrenciye bir periyotta 4 faul çalmıştır. Müsabaka minikler olup da teşvik amaçlı bu yavrularımıza böyle keyfi bir hakemlik yaptırılmamalıd ır. 4 FAUL BİR PERİYOT VE BİRİSİ DE HÜCUM FAUL soruyorum sizlere böyle hakemlik mi olur. Bu minik yavru o hakemin her maç yönetmesinde artık psikolojisi bozuk gergin basketboldan nefret ettirerek sahaya zorla çıkarılacaktır.
İlginç bir mail, dediğim gibi sahibi isterse ismi daha sonra paylaşırım ama şuan gerek duymuyorum."
bu maili paylaşmakla yrd. antrenör arkadaşımızın hareketini yumuşatmaya mı çalışıyorsunuz anlamadım,
saldırdı ama hakemde galiba sabıkalı bir hakem miş gibilerden bir yorum gerçekten yazınızda yer almamalıydı diye düşünüyorum.
Olayların gözlemciler tarafından tarafsızca değerlendirilec eğini ümit ediyorum...
saygılarımla
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için